Özel Konular

Aston Martın DB11 vs Bentley Contınental GT Speed

yazı: Nick Trott

Mercedes-AMG’den aldığı destekle gelişen yeni DB11, Aston Martin’in lüks GT segmentinde Bentley Continental ile rekabet etmesi için yeterli olacak mı?

Gelin Bentley ile başlayıp güzel bir başlangıç yapalım. Bu otomobil gerçekten, ama gerçekten çok şık. Dirk van Braeckel’in 2003’te hazırladığı orijinal modelden bu yana güzelce evrilen Continental’e dokunduğunuzda otomobilin ağırlığını hissediyorsunuz. Kapıyı açtığınızda en az gövde kadar şık bir kabin buluyorsunuz. Tipik bir Bentley ürünü olarak, içerisi gerçekten lüks. Bilgi eğlence sistemi ise çabuk yaşlandı ve iyi hissettirmez oldu.

 

Motor çalışmaya başladığında tok ve hırıltılı bir ses duyuyorsunuz. Doğrusu motorun ses tonu üzerinden otomobilin karakterini topyekün olarak tanımlamak mümkün. Twin-turbo beslemeli W12 nefis ve gerektiğinde vahşi olmayı bilen bir motor. Öte yandan, normal zamanlarda o kadar rafine ve efendi ki, otomobili dilediğiniz kadar zorlamaya çekinmiyorsunuz. Hızlı bir otomobil… Bentley tarihinin en hızlı otomobili olabilecek kadar hızlı… Conti’nin 0-160 hızlanmasını tamamlaması sadece dokuz saniye sürüyor ve 331 km/s’ye kadar hızlanmaya devam ediyorsunuz. 40/60 oranlı çalışan dört tekerlekten çekiş sisteminin ve sekiz ileri ZF otomatik şanzımanın 642 bg gücü ve 840 Nm torku zemine aktarmakta müthiş bir ustalığı söz konusu. Bentley’de her şey kolay ve otomobil sürekli olarak ‘Tamam, hallediyorum!’ modunda.

GT Speed’in tutkulu yanından şüpheniz varsa yanılıyorsunuz. Otomobil lastiklerin tutunma limitlerini aşmanız konusunda en ufak bir çekimserlik duymuyor ki, ağırlığı iki tonun üzerinde olan bir aracın havalı süspansiyonlar ve Speed’e özel bağlantılar ile bu kadar sıkı durabilmesi harika. Öte yandan, limitlerin ötesinde keşfetmeye değer bolca eğlence faktörü olduğunu düşünmeyin, zira buradaki İngiliz pürüzsüz biçimde yol almaktan ve bütün gücünü zemine aktarmaktan daha çok hoşlanıyor. Bundaki ödülü fark edemediyseniz şöyle izah edeyim: İki tonluk bir canavarı zarafetle ve hızla yürütmek gerçekten müthiş bir keyif.

Speed az önceki yanıyla gerçek bir GT. Otomobili Comfort moduna aldığınızda pürüzsüz bir konforla birlikte, sportif sürüş tarzını desteklemeyen gövde salınımları ortaya çıkıyor. Sürüş modunu sertleştirdiğinizde ise otomobilin alçaltılmış gövdesinin ve %15 artırılmış kamber açısının tadını daha iyi alıyorsunuz. Bu arada Sport modunda dahi sürüş kalitesinin bozulmaması inanılmaz bir şey. Speed’in en sert halini ‘GT+’ diye tanımlamak gerekir.

Bentley’in dinamik karakterinde bahsedilmeyi hak eden diğer detaylarda da az öncekine benzer bir rafinelik ve zarafet söz konusu. Otomatik şanzıman harika çalışıyor ve vites kulakçıklarını kullanmak hoş bir keyfe dönüşüyor. Hiçbir zaman bir manuelin yerini tutamasa da, vitesler arasında gezinmek ve  tork dalgaları boyunca sörf yapmak müthiş. Daha da güzeli, motoru kırmızı çizgiye kadar devirlendirmek isterseniz otomobil en ufak bir çekimserlik göstermiyor. Olumsuz bir detay yok mu diye soranlara, emme ve egzoz sesinin o kadar da yaratıcı olmadığını söyleyebilirim. Yaratıcılık eksikliği hidrolik direksiyon ve fren sistemlerinde de hissediliyor. Kontrollerin tatmin edici sertliğine diyecek bir şey yok, ama hissiyat anlamında bu detaylar otomobille aranızı açıyor.

Genel olarak değerlendirmek gerekirse, GT Speed’in muhteşem olduğu söylenebilir. Yakışıklı, kaliteli, hızlı ve dengeli bir otomobil… Ne var ki, bu otomobilin en güzel yanı ona sahip olmak; onu kullanmak değil… İşte tam bu noktada sol kapı açılıyor ve Aston Martin kulağınıza fısıldayarak sizi en iyi GT olduğunu iddia ettiği şeyin içine davet ediyor. Marka yapısı itibarıyla daha sürüş odaklı olsa da, DB11’in sürüş anlamında Conti’ye bariz bir fark atamamasına şaşırdım.

Aston Martin’in en yeni otomobili görsel anlamda buradaki rakibinden daha atletik duruyor. Bentley bir çekiç ise, DB11 bir frizbi olmalı. Sinirli bakışları, ön tekerleklerinin gerisindeki ‘Curlicue’ hava çıkışları ve arkadaki ‘sanal spoyleri’ ile bu canavarın daha dinamik durduğu aşikar. Arkadaki spoylerin, C sütunları boyunca akan havayı optimize ettiği ve otomobili yere bastırdığı ifade ediliyor.

DB11’in dışı ne kadar etkileyici ise içi de o kadar etkileyici ki; bu, son yıllarda Aston Martin kabinleri için söylediğimiz bir şey değildir. Devasa kaputu (otomotiv tarihinin en büyük tek parça alüminyum baskısı) kaldırdığınızda içerideki en küçük detayların bile özenle işlendiğini görebilirsiniz. Öyle ki, kaputun altında elmas formunda tasarlanmış ve altından imal edilmiş bir ısı plakası kullanılıyor.

Bence Aston’un tasarımındaki en zayıf öge ‘akıcı tavan’ hattı. Birileri Aston Martin tasarımcılarına aynı imzanın Opel (Astra) ve Hyundai (i20) tasarımcıları tarafından da kullanıldığını hatırlatmalı.

DB11’in iç mekanı dış tasarımına kıyasla beni daha çok etkiledi ki, bunun sebebi burada Aston inceliğiyle Mercedes teknolojisinin bir araya gelmiş olması. Bence bu ikili çok iyi iş yapar. Öte yandan konsolda daha önce kullanılan ‘şelale’ formlu tasarımı özleyenler olabilir. Mesela benim gibi… Koltuklardaki ve tavandaki derinin kalitesi ile direksiyonun üzerindeki ergonomi muhteşem. Ayrıca Bentley’e kıyasla daha alçakta oturmak da iyi bir detay.

Motor incelikli bir uğultu ile çalışmaya başladığında, twin-turbo beslemeden dolayı Aston Martin’e özel V12 sesleri duyamayacağınıza dair kaygılar uçup gidiyor. Buradaki güç ünitesi, Bentley’dekine kıyasla daha maceracı ve enerjik hissettiriyor. Öte yandan, otomobili dışarıdan dinleyenler içeridekilere kıyasla çok daha müthiş sesler duyuyor. Öyle ki, DB11 dışarıdan resmen yarış otomobili gibi… Keşke aynı müzikten biraz da sürücüye ayırsalarmış.

Harekete başladığınız ilk anlarda, elektrik destekli direksiyonun Bentley’e kıyasla daha başarılı olduğunu hissediyorsunuz. Direksiyonu tuttuğunuz bölgelerdeki hissiyat yol hızlarında daima sağlıklı kalıyor. Ta ki ön lastiklerin tutunma limitlerini aşmaya yeltenene kadar… Yine de direksiyonun düşük süratlerdeki hızı ile yüksek süratlerdeki inceliği harika. Aston’a direksiyondan bol puan…

Benzer bir başarı arka aksta da söz konusu. DB11’de mekanik kilitli diferansiyel ve fren bazlı tork vektörleme sistemi yer alıyor. Bu sistem topyekün şekilde çok organik hissettiriyor. Arka aksın en hoş yanı, ön aksla kusursuz bir uyum sağlaması. Otomobili ister ön tekerleklerle yönlendirin, ister arka tekerleklerle… DB11 dört tekerleği kaysa bile Conti’den daha atletik davranmayı başarıyor.

DB11’in tork vektörleme sistemi o kadar iyi çalışıyor ki, dört tekerlekten çekişli Bentley’in önden kayma direncinin bir benzerini dar virajlarda dahi bulabiliyorsunuz. Fakat bir sıkıntı var. DB11’in limitlerini yolda tutunmayı bozacak kadar zorlamıyorsunuz. E, piste gitmek için de DB11 alınmaz. O vakit, pazarlama imkanı haricinde, tork vektörleme sisteminin bu otomobilde tam olarak ne iş yaptığını biri bana anlatabilir mi?

DB11’i ilk kez 2016’da İtalya’da kullanmış ve o sürüşü büyük oranda kusursuz bir asfaltın üzerinde yapmıştık. Fakat bu kez işler biraz farklı. İngiltere yolları hiç iyi durumda değil ve DB11 bu yollarla Bentley kadar iyi baş edemiyor. Buradan Aston’un sürüş kalitesinin kötü olduğu anlaşılmasın, fakat rakipteki ‘dünyayı dolaşırım’ hissiyatı ve konfor duygusu bozuk zeminli dağ yollarında pek hissedilmiyor. Konu konfor olunca Bentley sahiden de çok iyi.

DB11’in süspansiyon ve motor karakteri GT, Sport ve Sport+ modlarında ciddi bir değişime uğramıyor. Otomobilin temelinde dinamik ve şık bir karakter bulunuyor ve söz konusu modlar bu karakterde ince değişiklikler yaratıyor o kadar. Aston Martin mühendisleri bunun bilinçli olarak yapıldığını söylemişlerdi, çünkü kendileri otomobili bambaşka karakterlerde görmekten pek hoşlanmıyorlarmış. Öte yandan Bentley müşterileri konfora düşkün olduklarından, modlar arasında daha fazla fark görmek isteyebilir. Bu arada motor ve süspansiyon ayarını kendinize göre yapabiliyor olmanız harika. Örneğin, süspansiyonlar için GT modunu, motor için Sport+ modunu aktive edince tadına doyulmaz bir DB11 ortaya çıkıyor ve otomobil müthiş bir güven veriyor.

608 bg gücündeki twin-turbo V12 motor müthiş bir ünite. Pürüzsüz, etkili ve tepkili… Bentley’deki güç ve tork değerlerinin daha fazla olması (34 bg ve 104 Nm) sizi yanıltmasın, çünkü Aston’un güç ve ağırlık oranı kayda değer miktarda daha başarılı.

Bir şeyleri değiştirmemiz istense, torku biraz daha yüksek devirlere kaydırırdık. Zira arka aks orta devirlerde zaman zaman çekiş kontrolünün alanına girebiliyor. Yine de bu çok ufak bir detay ve Aston Martin’in ilk twin-turbo deneyimi alkışı hak ediyor.

Gelelim karara. Her iki otomobili de bir hafta boyunca farklı koşullarda kullandım ve Snake Pass geçidinde ikisiyle harika bir gün geçirdim. Şurası çok açık ki, V12 motorlu GT dünyasının sürücülere daha yakın duran tarafı Aston Martin. Bentley ise sürüş konusunda rakibini düşündüğünüzden çok daha yakın biçimde takip ediyor. Continental GT Speed’in olayı, mutlak bir kontrol duygusunu, arka planda bolca potansiyel olduğunu hissettirerek sunuyor olması. Bir zaman sonra bu aurada kayboluyor ve çok iyi hissediyorsunuz. Fakat her zaman daha çok eğlence isteyen bir arkadaşımız vardır ve o arkadaş kesinlikle DB11’i alacaktır. Toplam rafinelik düzeyi bakımından bir Conti değil, ama Aston Martin’in direksiyonu ve arka aksı büyük bir keyif veriyor.

Öncelikle GT meselesine motor ve performans açısından mı, yoksa iç ve dış tasarım açısından mı bakacağınıza karar vermeniz seçimi kolaylaştırabilir. Zira DB11’in galibiyeti, büyük oranda sürüş konusundaki başarısından kaynaklandı.

Kimileri DB11 ile birlikte büyük bir devrim bekledi ki, bence bunu beklemek Aston’a haksızlıktır. Netice olarak, son yılların dinamik açıdan ışıldamayan Aston modellerinden farklılaşmayı başaran ve evrimin tadını çıkararak şu an satın alınabilecek en iyi GT’ye dönüşen DB11 testimizin kazanan tarafı.

 

Özellikler

Aston Martin DB11

Motor: 5204 cc, V12,twin-turbo

Güç: 608 bg @6500 d/d

Tork: 700 Nm @1500-5000 d/d

0-100 km/s: 3.9 sn (iddia edilen)

Maks hız: 322 km/s (iddia edilen)

Ağırlık: 1770 kg (344 bg/ton)

Baz fiyat: 154.900 Sterlin (UK)

Evo skoru: 4.5 yıldız

+ Dünyanın en iyi lüks ve sportif GT otomobili

Bazı detaylarında beklenen devrimi sunamıyor

Özellikler

Bentley Continental GT Speed

Motor: 5998 cc, W12, twin-turbo

Güç: 642 bg @5900 d/d

Tork: 840 Nm @2000 d/d

0-100 km/s: 4.1 sn (iddia edilen)

Maks hız: 332 km/s (iddia edilen)

Ağırlık: 2245 kg (286 bg/ton)

Baz fiyat: 168.900 Sterlin

Evo skoru: 4.5 yıldız

+Konforu ve yüksek süratleri aynı anda yaşamak istiyorsanız kusursuz

Bazen fazla konforlu

Leave a reply