yazı: Bahadır Bektaş
fotoğraf: Alp Emre Göksel

Turboşarjlı yeni bir V8 motora ve ileri derece mühendislik ürünü aerodinamik detaylara sahip olan 488 GTB, Ferrari için yeni bir döneme işaret ediyor.

Ferrari geçmişinde de pek çok turboşarjdan faydalandı. Ancak 488 GTB’nin üst devirlerde attığı tiz çığlıklarla ün yapan atmosferik V8 motora sahip 458’in yerine gelmiş olması, buradaki turbo uygulamasına ayrı bir önem kazandırıyor. Atmosferikten turboya geçişte nelerin değiştiğini ve V8 motorlu Ferrari’de nasıl bir ilerleme olduğunu görmek için 488 GTB’nin sürücü koltuğuna kuruluyoruz. Türkiye’de yayınlanan lisanslı otomobil dergileri arasında ilk kez EVO’ya konuk olan 488’i bizlerle buluşturduğu için öncelikle Türkiye’nin en büyük kullanılmış premium otomobil firması SS Motors’a teşekkür ederiz.

Performans verileri ve sürüş özelliklerinden önce yeni Ferrari’nin tasarımından ve tasarımın belirleyicisi olan aerodinamik özelliklerinden bahsetmekte fayda var, çünkü bu otomobil tam bir aerodinami harikası. Havanın yarattığı etkiyi kontrol etmek konusunda her zaman başarılı bir marka olan Ferrari, 488 GTB’de de bu konudaki ustalığını konuşturmuş. Otomobil, her ne kadar ana hatları bakımından 458 ile benzerlik gösterse de, aslında yepyeni bir tasarıma sahip. Baktığınız her noktasında gözünüze takılan aerodinamik detaylar sayesinde, 458’e kıyasla yüzde 50 daha fazla downforce üreten otomobilin rüzgara karşı da daha az direnç gösterdiği açıklanıyor. Önden başlayalım… Otomobilin burnunda çift parçalı bir spoylere yer verilmiş. Havayı 488 GTB’nin düz tasarlanan alt bölümünden 458 Speciale’dekine benzer aktif arka difüzöre doğru yönlendiren bu parça, aynı zamanda ön tarafın her iki yanına yerleştirilen radyatörlerin termal verimliliğini de arttırıyor. Arkada ise düzlüklerdeki sürtünmeyi azaltan aktif bir parçaya yer verilmiş. Kapıların hemen gerisindeki girişler motoru soğutma görevi üstlendiği gibi, havayı stopların yanındaki kanallara doğru yönlendirerek aerodinamik verimliliğe katkı sağlıyor. Arka camın üzerinden akan hava ise entegre spoylerin altından girip otomobilin arka bölümünden tahliye ediliyor. Otomobilin 250 km/s hızda 325 kg’lik yere basma kuvveti üretmesini sağlayan aerodinamik dokunuşlar görsel anlamda da vurucu bir etki yaratıyor.

Turbo V8 motorlu en taze Ferrari’nin kabini de tıpkı dışı gibi selefini hatırlatıyor, ancak dış tasarımdaki modernizasyon kabinde de aynen devam ediyor. Havalandırma ve kontrollerin yerleşimi 458 Italia’daki gibi olsa da, ön konsoldaki tüm formlar daha fütüristik bir çizgiye sahip. Otomobilin infotainment sistemi yeni grafiklere ve kontrollere sahip; havalandırmalar ve kontrol panelleri de elden geçirilmiş. Koltukların arasındaki kumanda grubu 458’de yanyana konumlandırılmışken, 488’de ise altı boş bir panelin üzerine ve alt alta sıralanmış. Her ne kadar bazı küçük tasarım değişiklikleri olsa da, çok fonksiyonlu direksiyonun üzerindeki kumanda yerleşimi de aynen korunuyor. Buna karşılık direksiyonun gerisindeki devir göstergesinde küçük bir farklılık mevcut: Devir bandı yine 10.000 d/d’de sonlanıyor, ancak turbo motorun kırmızı bölgesi 458’e kıyasla 1000 d/d daha aşağıda, 8000 d/d’de başlıyor. Yani anlayacağınız direksiyon simidindeki ışıklar, burada 458’de olduğundan biraz daha erken yanıyor. Devir göstergesinin iki yanında yine dijital ekranlar bulunuyor, ancak soldaki ekrana artık turboşarj ile ilgili bilgileri okuyabildiğiniz grafikler de eklenmiş durumda.

488 GTB’nin arka camının gerisinde kuru karterli, 3902 cc hacminde, flat plane kranklı bir ünite bulunuyor. İki adet twin scrool IHI turbo barındıran bu V8, kağıt üzerinde oldukça iddialı. Atmosferik motorlu Italia’da 570 bg, Speciale’de ise 605 bg olan güç değeri 488’de 670 bg’ye yükselmiş. Otomobilin 1370 kg olduğunu hesaba katarsak, Ferrari’nin bu yeni modelinde 490 bg/ton gibi çok çarpıcı bir güç/ağırlık oranına ulaştığı ortaya çıkıyor. Hem Italia’da hem de Speciale’de 540 Nm olan tork değeri ise, 488’de 760 Nm gibi çok daha iddialı bir değere ulaşmış.

Tıpkı turboşarjlı bir diğer Ferrari olan California T’de olduğu gibi, 488’de de değişken bir tork haritası yer alıyor. Yani ilk üç viteste başka, kalan dört viteste başka bir tork haritası kullanılarak, alt ve orta devirlerdeki canlılık arttırılmış. Peki ya ses?

488 GTB’nin direksiyonundaki kırmızı butona bastığınız ilk anda tok bir gürleme duyulsa da, vahşi tınılar kısa süre içerisinde sakinleşiyor ve otomobil rölantide oldukça düşük bir desibelde çalışmaya başlıyor. Gaz pedalına biraz dokunduğunuzda ise sesler tekrar güçleniyor. Bu ses, her ne kadar tüylerimizi 458’deki kadar diken diken edemese de, Ferrari’leri daha görüş açımıza girmeden tanımamızı sağlayan karakteristik tını 488 GTB’de de yaşamaya devam ediyor.

Turboşarjın 488 GTB’ye en büyük katkısı ise performans yönünden oluyor. 0-100 km/s hızlanmasını tam üç saniyede tamamlayan otomobil, 8.3 saniyede 200 km/s sınırına ulaşmış oluyor. Maksimum hız ise 330 km/s olarak açıklanmakta. Yani 488 her istediğiniz an başınızı döndürecek bir hızlanma yaşatmaya hazır bir otomobil. Atmosferik motorlu 458 kadar devir çeviremese de, Turbo motorla gelen hızlanma hissiyatının daha vahşi olduğu bir gerçek.Ancak itiraf etmek gerekirse ruhunuzu ele geçirmek açısından 458 hala bir efsane.

Her ne kadar yürüyen aksam ve sürüş teknolojileri açısından selefine benzese de, 488 GTB’nin sürüş karakterinde de 458’e göre önemli farklılıklar mevcut. Otomobilin manyetik süspansiyonlarla desteklenen sürüşüne hoş bir akıcılık hakim. Hızlı çalışan direksiyon sistemi de tepkili karakteriyle sürüşün heyecanını arttırıyor. 7-leri, çift kavramalı F1 şanzımanın vites geçişleri ise Manettino kumandası Wet veya Sport modlarındayken son derece yumuşak ve sarsıntısız gerçekleşiyor. 488 GTB’nin günlük kullanıma neredeyse California kadar uygun bir pürüzsüzlüğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında otomobilin, birkaç küçük seçimle, gerektiğinde hırçınlaşan ve şahlanan bir Ferrari’ye dönüşebildiğini de belirtelim. Yani kısacası 488 GTB’nin çok yönlü bir performans otomobili olduğunu söyleyebiliriz. Günlük kullanımda konforlu, pürüzsüz, sessiz ve sürüşü fazlasıyla kolay, virajlı dağ yollarında ise içgüdüsel ve tepkili.

488 GTB’de vitesleri direksiyonun gerisindeki kulakçıklarla değiştirmek büyük bir keyif; özellikle de Race modundayken… Bu modda otomobil o kadar hızlı ve keskin tepkiler veriyor ki; onun Speciale’nin biraz daha konforlu ve sessiz bir versiyonu olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. 488 GTB yüksek torkunu da sürekli olarak hissettiriyor; eğer düşük kaliteli bir asfalt üzerindeyseniz hızlanırken arka tarafın tutunmakta zorlandığını, ancak buna rağmen otomobilin vahşice hızlanmaya devam ettiğini fark ediyorsunuz. Eğer sakin bir karakter arıyorsanız, E-diff ve stabilite kontrol sisteminin bir araya gelmesine izin verip, ‘Wet’ modunu aktive ederek son derece aklı başında bir sürüş karakteri elde edebilirsiniz. Bu sayede 3.9 lire hacmindeki V8 motorun yüksek torkunu kaygan zeminlerde dahi kaygı duymadan yere aktarabilirsiniz. Ancak bu otomobilde lastiklerin çok büyük bir öneme sahip olduğunu belirtmeliyiz.

488’in Manettino tuşuyla seçilen modları öyle iyi ayarlanmış ki, her bir seçenekte, altınızdaki dinamik karakterdeki bütün detayların değiştiğini hemen fark edebiliyorsunuz. Otomobilin frenleri de hissiyat yüklü ve performanslı sürüşlerde hiçbir zayıflık göstermiyor.

488 GTB etkileyici bir otomobil. Ancak onu etkileyici kılan detaylar sadece performans ve güç ile ilgili değil. Ferrari yeni V8 modelini öyle iyi ayarlamış ki, hem performanslı sürüşlere hem de günlük kullanıma uygun çok yönlü bir karakter yakalamayı başarmış. 488 GTB, belki ses açısından yüksek devirli çığlıklar atabilen 458’i yakalamakta zorlanıyor olabilir, ancak performans, teknoloji ve vahşilik açısından kesinlikle daha gelişmiş bir Ferrari ürünü.

Ferrari 488 GTB’yi izlenim sayfalarımıza konuk etmemizi sağlayan S&S Motors’a sonsuz teşekkürler…

Özellikler

Motor: 3902 cc, V8, çift-turbo

Güç: 670 bg @ 8000 d/d

Tork: 760 Nm @ 3000 d/d

0-100 km/s: 3.0 sn

Maks hız: +330 km/s

Ağırlık: 1370 kg (490 bg/ton)

Evo skoru: 5 yıldız

+Daha verimli bir motor, performans, tasarım ve kabin

Ses ve his konusunda 458’in gerisinde

Leave a reply