İzlenimler

Mercedes-Benz G350d


yazı:
Bahadır Bektaş
fotoğraf: Alp Emre Göksel

Mercedes-Benz’in ikonik 4×4’ü yıldan yıla geçirdiği yenilenme operasyonlarına bir yenisini daha ekledi…

Her ne kadar günümüzde bazı otomobillerin tasarımları, nesil geçişlerinde kökten bir değişime uğruyor olsa da, bazı marka ve modellerde bundan farklı bir strateji uygulandığını görüyoruz. Hiç şüphe yok ki, buna en iyi örnek de Mercedes-Benz G-serisi’dir. 1979 yılından beri üretilen bu köşeli Mercedes-Benz, günümüze neredeyse tarzını hiç değiştirmeden geldi. Öyle ki; yapılan görsel değişiklikler daha çok hafif bir makyajdan öteye geçemedi. O, ikon haline gelmiş bir otomobil olarak, aradan geçen yıllara rağmen hala dikkat çekmeyi başaran ve bir imaj unsuru olmaya devam eden bir şaheser.

G-serisi geçirdiği her operasyonda günümüze daha uygun iç mekan özelliklerine kavuşuyor. İçeride modern Mercedes-Benz modelleriyle benzer bazı detaylar mevcut; göstergeler, ön konsoldaki renkli ekran ve bazı kumandalar gibi… Her ne kadar kabini zaman içerisinde güncellenmiş olsa da, G-serisinin direksiyonundayken eski bir tasarımın içerisinde olduğunuzu hemen fark edebiliyorsunuz. Bu kesinlikle kötü bir durum değil, aksine büyük bir keyif veriyor. Kabindeki hacim anlayışı da biraz farklı: Yüksek tavan sayesinde baş mesafesi çok çok iyi, ancak arka koltuktaki diz mesafesi biraz dar. Değişmeyen tasarımın ana öğelerinden biri olan yana doğru açılan bagaj kapağı da pek kullanışlı sayılmaz. Yine de insan bunları birer olumsuzluk değil, karakteristik lezzetler olarak tanımlamak istiyor.

G-serisi, yapılan küçük dokunuşlar dışında yine aynı otomobil; yani o sevdiğimiz, sevmekten bir türlü vazgeçemediğimiz G-serisi: Karizmatik ve erkeksi. Köşelerini 60’lardan günümüze kadar taşımayı başaran G-serisinin direksiyonuna ne zaman geçsem aynı şeyi hissediyorum: Bu yenilmez ve çok cazibeli bir otomobil. Yüksek oturma pozisyonuyla inanılmaz bir güven veren G, çevredeki bakışları üzerine çekmeyi her zaman başarıyor. İnanılmaz cazibeli bir otomobil. Bunun yanında ,G-serisi, mevzubahis sürüş özellikleri olduğunda da insanı eskilere götürüyor. Öyle ki, bu ikonik 4×4, modern lüks SUV’lerin konforlu ve stabil tavırlarının yanına bile yaklaşamıyor. Belki de yaklaşmak istemiyor! Asfalt üzerindeki salınımlı sürüş karakteri, zamanla iyileştirilmiş olsa da direksiyon hissiyatı, fren anındaki dalma hareketi ve geç tepkileriyle hala günümüzden oldukça uzak. Buna karşılık 21 inçlik jantlara giydirilmiş iri tekerleklerinin üzerinde güven veren bir sürüş sunmayı da başarıyor.

Buradaki G 350 d versiyonunun performansı da yüksek maksimum tork sayesinde çok etkileyici. 245 bg güç ve 600 Nm tork verileri sunan 3-litrelik V6 turbo dizel motor, ağırlığı 2.4 tondan fazla olmasına rağmen G-serisini 8.8 saniyede 100 km/s hıza çıkarıyor ve ağır kütlenin 192 km/s’ye kadar hızlanmasını sağlıyor. Hızlı vites geçişlerine sahip 7G-TRONIC şanzıman da otomobilin kararlı hızlanmasında büyük bir paya sahip. G 350 d’nin ortalama tüketimi 9.9 lt/100 km olarak veriliyor ve pratikte 10.5 lt seviyelerinde seyrediyor. Daha hafif ve aerodinamik açıdan daha verimli bir gövdeye sahip olsaydı, tüketim rakamı da daha düşük olabilirdi. Ama olsun, biz onu böyle seviyoruz. Tabii G-serisine karşı duyduğumuz derin ilginin ardında yatan önemli bir neden daha var: Arazi kabiliyeti. Adını Gelandewagen, yani ‘arazi aracı’ tamlamasından alan G-serisi, gerçekten de öyle.

Konu arazi kabiliyeti olduğunda G-serisiyle baş edebilecek çok az model olduğunu söyleyebilirim. Merkezi diferansiyel kilidinin yanı sıra ön ve arka akslar için de ayrı ayrı kilit özelliği sunan G-serisinde 40 km/s hıza kadar çalışan ‘low-range’ seçeneği de mevcut. 60 cm’ye kadar derinlikteki sudan geçebilen, yüzde 54’lük yanal eğimde devrilmeyen ve yüzde 80 eğime tırmanabilen G-serisi, arazide asfaltta olduğundan çok daha fazla parlıyor. Üstelik bir Range Rover’ı arazide hırpalamaktan çekinebilirsiniz, ancak G-serisi en zorlu arazilere girmeniz için size adeta cesaret veriyor. Yine de pek çok kullanıcısı için bu otomobil prestij anlamına geliyor ve zorlu arazilerde toprak ve kayaları ezmek yerine lüks caddeleri süslüyor.

Her nerede olursa olsun, onu seviyoruz. Mercedes-Benz iyi ki böyle bir efsaneyi otomobil dünyasına kazandırmış.

Özellikler

Motor:2987 cc, V6, turbodizel

CO2: 261 g/km

Güç: 245 bg @3600 d/d

Tork: 600 Nm @1600-2400 d/d

Ağırlık:2612 kg (94 bg/ton)

0-100 km/s:8.8 sn

Maks hız:192 km/s

Baz fiyat: 726.200 TL

Evo skoru: 4.5 yıldız

+İkonik tasarım ve karakter, arazi yeteneği, yenilmezlik hissi

Eski hissettiren sürüş karakteri, arka görüş açıları, arkadaki diz mesafesi

 

Leave a reply