İzlenimler

Mercedes C 180 CabrIolet AMG


yazı: Bahadır Bektaş
fotoğraf: Alp Emre Göksel

C-serisine dördüncü nesille birlikte eklenen yeni gövde tipi, yıldızlı markanın cabrio konusundaki tecrübesini yansıtmakta çok başarılı.

Mercedes’i orta segmentte temsil eden C-serisi, her yeni neslinde seçenekler arasına yeni bir gövde tipi daha ekledi. Bayrağı 190’dan devraldığı 90’lı yıllarda sedan ve SW gövde tipiyle yola çıkan otomobil, bir sonraki neslinde ise bu iki gövde tipinin yanına Sports Coupe olarak adlandırılan ve aslında bir Coupe’den çok sportif bir Liftback gibi görünen iki kapılı bir gövde tipi daha ekledi. Bu otomobilin gerçek bir Coupe’ye dönüşmesi ise bir sonraki jenerasyon C-serisinde oldu ve hatlarını benim de çok sevdiğin ilk gerçek C-serisi Coupe doğdu. C-serisi gamı günümüzde ise en kalabalık haline ulaşmış durumda; çünkü sedan, Estate ve coupe gövde tiplerinin yanında artık bir Cabriolet de bulunuyor. Evet, burada gördüğünüz otomobil cabrio gövdeye sahip ilk C-serisi.

Buradaki Cabrio, sizin de tahmin edeceğiniz gibi C-serisi Coupe’nin tasarımı baz alınarak geliştirilmiş. Önden, profilden ve arkadan Coupe’nin çekici hatlarını aynen taşıyor olması da bu yüzden. Sadece AMG paketle sunulması ise C-serisi Cabrio’nun görüntüsündeki sportif havayı güçlendiriyor. Test aracında, beyaz gövdeyle kontrast yaratan kumaş bir tavana yer verilmiş. Otomobilin hem tavanı kapalıyken hem de açıkken Mercedes-Benz cabrioları arasında, en iyi ayarlanmış proporsiyonları sunduğunu düşünüyorum.

C 180 Cabrio ile birlikte olduğum süre boyunca hava şartlarından dolayı sadece bir kez tavanı açabildiğimi söylemek zorundayım. Her ne kadar çok güçlü koltuk ısıtmalara, AIRSCARF adındaki boyun ve baş ısıtma özelliğine ve elektrikli olarak zahmetsizce açılan bir rüzgar deflektörüne sahip olsa da, C-serisi  Cabrio’nun üstünü bu havalarda açmayı pek düşünmeyin derim. Bu arada saydığım özellikler sayesinde cabrio keyfini Sonbahar ve İlkbahar aylarında da yaşamak mümkün ki, bu da tavanı sadece kış aylarında kapalı tutacağınız anlamına geliyor. Bu arada arkadaki rüzgar deflektörü çok iyi düşünülmüş. Öncelikle elektrikli olarak kontrol edilmesi, onu daha önce başka modellerde karşıma çıkan ve manuel olarak açıp yerine monte etmek zorunda kaldığım deflektörlerden çok daha pratik kılıyor. Tek bir düğmeye basmanız yeterli. Ayrıca manuel deflektörler yerlerine monte edildiklerinde arka koltuklar kullanım dışı kalırken, buradaki deflektör arka koltukların hemen gerisinden çıktığı için bu otomobilde böyle bir sıkıntı yaşanmıyor. Sadece biraz geride olmasından dolayı içerideki rüzgar devinimi biraz daha fazla hissediliyor.

Her ne kadar hava şartlarından dolayı cabrio keyfini pek yaşayamamış olsam da, kabinin kaliteli ve lüks yapısından dolayı üstü kapalı halde geçen birlikteliğimizden çok keyif aldım diyebilirim. Tavan açma kumandası dışında C-serisi Coupe ile aynı olan sürücü mahalli özel bir ortam sunuyor. Otomobilin arka koltuklarıysa Coupe modelden daha dik sırtlıklara sahip, ancak buna rağmen bu bölümde seyahat edenler de, yolculuk sırasında oldukça rahat ediyor.

C-serisi Cabrio’nun kumaş tavanı çok iyi bir izolasyona sahip, bunu bir cabrio’ya göre çok az duyulan minimal seviyedeki rüzgar gürültüsünden de anlayabiliyorsunuz. Bu otomobille uzun bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız ve fazla bavulunuz varsa tavanı kapalı tutmanız gerekebilir; çünkü 360 litrelik bagaj hacmi, tavan açıldığında 285 litreye düşüyor.

C-serisi Cabrio şimdilik iki farklı motor seçeneğiyle sunuluyor: 245 beygir gücünde 2-litrelik motora sahip C 300 ve kullandığım versiyon olan C 180. 156 beygir gücünde 1.6 litrelik turbo benzinli motora ve 9-ileri, çift kavramalı 9G-TRONIC şanzımana sahip olan C 180, AGILITY CONTROL olarak adlandırılan adaptif süspansiyon sistemiyle donatılmış. Süspansiyonlar her ne kadar sportif ayarlı olsa da yine de konforlu hissettiriyor. C 180 Cabriolet, aynı motora sahip C 180 Coupe’den 110 kg daha ağır bir gövdeye sahip. Bu da hem performans hem de tüketim verilerine etki ediyor. Basit bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Coupe 0’dan 100 km/s hıza 8.5 saniyede çıkarken, Cabriolet ise bu hıza ulaşmak için 8.9 saniyeye ihtiyaç duyuyor. Ayrıca Coupe’nin 5.4 lt/100 km’lik fabrika verisi ortalama tüketimine karşılık, burada ise 6.5 lt/100 km’lik bir tüketim ortalaması görüyoruz. Tabii ki bu rakam da fabrika verisi. Pratikteyse 8 litrelik tüketim değerleriyle karşılaşıyoruz. Her ne kadar Coupe’nin gerisinde kalsa da, C 180 Cabrio yavaş bir otomobil sayılmaz. Ayrıca sürüş modları arasında Sport veya Sport+ seçildiğinde daha tepkili bir otomobile dönüşüyor, ancak yine de ağırlık farkını hissettirdiğini söyleyebilirim. Bence eğer tercih Coupe değil de, Cabrio olacaksa C 300 daha doğru bir adres sayılabilir. Yok, benim önceliğim cabrio keyfi diyenlerdenseniz, 266.300 TL’den başlayan fiyatlarla sunulan C 180 Cabriolet’den de memnun kalacaksınız demektir. Hem böylece 107.900 TL fark da cebinizde kalabilir.

Özellikler

Motor:1595 cc, 4-silindir, turbo

CO2: 146 g/km

Güç: 156 bg @5300 d/d

Tork: 250 Nm @1200-4000 d/d

Ağırlık:1615 kg (96 bg/ton)

0-100 km/s:8.9 sn

Maks hız: 220 km/s

Baz fiyat: 266.300 TL

Evo skoru: 4.5 yıldız

+Akılcı rüzgar deflektörü, orantılı tasarım, lüks ve kalite

Kabindeki rüzgar seviyesi, ağırlık kaynaklı performans ve tüketim farkı

Leave a reply